Moda da Geçmişten Bu Güne

moda-da-gecmisten-bu-gune-
Paylaş
 

Moda da Geçmişten Bu Güne

modada-gecmisten-bu-gune-

Cumhuriyet’in ilan edilmesinin ardından ülkemiz pek çok reform ve yeniliklere öncü olmuş, “Türk Modası”nın temelleri atılmıştır. Gelişme sürecinde açılan Olgunlaşma Enstitüleri Türk kadınının meslek kazanması, giyime yeni ve farklı bir bakış açısı getirmesi yönünden Türk moda sektörüne oldukça önemli katkılar sağlamıştır. Aynı zamanda Cumhuriyet kadınlarının modernleşme adına adım attığı yepyeni bir başlangıç olmuştur. Cumhuriyet kadınlarının batılılaşmaya yönelmesi Türkiye’de giyim ve Moda sektörünün geçen yıllarla birlikte yeni akımları doğurmasına neden olmuştur.

1923 Cumhuriyet öncesi; giyim, kuşam tarzlarındaki Osmanlı geleneksel kıyafetleri Cumhuriyet’in ilanından sonra yerini Avrupai modanın yeni anlayış ve tasarımlarına bırakmıştır. Olgunlaşma Enstitüleri bütün ev kadınlarına açık hale getirilir. Bu atölyelerde biçki dikiş, el sanatları dersleri verilerek kadınların kendilerine ve aile bütçelerine katkı yapmaları sağlanır. Çarşaf ve peçe yerini modern giyime bırakır. Meydana gelen bu dönüşüm kadınların sosyal yaşam çizgilerinde çığır açar.O tarihlerde akımın tek öncüsü bugünlerde de olduğu gibi Paris modasıdır. Giyimde kullanılan aksesuar malzemeler Avrupa’dan getirilmek suretiyle kullanılırdı. Bu kumaşlar daha ziyade jarse, markizet ve krepon kumaşlardan dikilmekteydi.

modada-gecmisten-gunumuze-1

Türkiye’de sanayileşme hareketinin başlamasıyla birlikte Sümerbank yerli malı üretmek amacıyla 1933 yılında kurulduktan sonra bu tarz kumaş ve bezler dokuma tezgahlarında işlenerek iç pazardaki kullanıcıların istifadesine sunulur. Birbirinden güzel ve frapan kostümler diken terziler-moda evleri lacivert, yeşil, mavi, beyaz kumaşlar kullanır. Kapalı bir giyim tarzından yeni çıkmış Türk kadını için giyim tarzı yeni modellerin geliştirilmesine neden olur. Kalın kumaşlar kullanılarak kadın hatları saklanır. Buna mukabil o zamanın modern tarzları ön plana çıkartılır. Kumaşların üstünde tül, etek kısımlarında aksesuarlar kullanılır. Dikilen elbise modellerinde sırt kısımlar düz olarak aşağıya iner. O günlerin moda dergilerinde fotoğraflara baktığımızda kollar dar olarak dikilmiştir. Modada geçmişten bu güne bütün bunların yanı sıra elbiseleri tamamlayan aksesuar olarak ipek çoraplar kullanılır. Kumaş ayakkabılar revaçtadır.

1925’li yıllara gelindiğinde modada yapılan bu devrimin öncüleri modern, çağdaş ve aydın Türk kadınları tarafından önemsenerek bu akımın öne çıkması sağlanır. Kıyafetler artık Paris modası da izlenmek suretiyle belirli normlar dışına çıkılarak farklı tasarımların gelişmesine neden olur. Kadın, kostümlerinde biraz daha estetik ve serbestlik kazanmıştır. Sırttan bel kısmına kadar dekolte olarak inen kesimde omuza atılan bir kürkle bütünlük sağlanır. Siyah şapka, kollarda dirsekten takılan eldivenler, ele alınan süet çantalar, kumaş ayakkabıların yerini alan ipek ayakkabılar bu devrin en gözde giyim tarzı olmuştur. Takı aksesuarı olarak türlü değerde taşlardan yapılan broşlar, inci kolye ve bilezikler kullanılmıştır.

modada-gecmisten-bu-gune-1

Yerini sağlamlaştıran Türk modacıları 1940’lı yıllarda Amerika esintileriyle karşılaşınca modada farklı trendlere doğru yol almaya başlamıştır. Kadının moda esprisi artık “incelik ve zerafet”tir. Zayıf Amerikan kadınlarının giyim tarzı benimsenir. Zayıflık ve sıkı giyim öncelik olmuştur. 1960’lı yıllara gelindiğinde farklı moda anlayışı bu kombinasyonlarda dikkat çekmeyi başardı. Oldukça iddialı ve çekici kreasyonlar modada gelinen duruşları sergileyerek adını dünyaya duyurmuştur. Pek çok Türk mankeni ülkemizi dünya podyumlarında ve uluslar arası defilelerde başarıyla temsil etmiştir.Modada geçmişten bu güne  giyim anlayışı feminen kostümler, mini parçalardan oluşan aksesuarlar ve kostümlerdir. 1970’li yıllara baktığımızda modanın içimizde en yoğun hissettiğimiz yılları anımsatıyor. Maksi biçim elbiseler, bol paça (İspanyol) pantolonlar ve bunları tamamlayan saç bandanaları ile 70’lerin modası zirveye çıkan bir devir olmuştur.

modada-gecmisten-gunumuze-

1980’li yıllar sadece Türkiye’de değil dünyadaki moda akımında değişimin yaşandığı çağın başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Bu yıllarda kadın ve erkek giyim tarzı yukarıdan başlayıp aşağı kısma kadar genişleyen bol gömlekler, elbiseler, sıkılaşan ve darlaşan pantolonlarla kombin edilmektedir. Bu akım özellikle gençlerimiz arasında popülerlik kazanan bir durum oluşturmuştur. 1990’lı yıllara girildiğinde Türkiye (Vintage) adı altında yeniden tasarlanan moda konseptinin hâkimiyetiyle yeni bir moda dalgasıyla karşılaştı. Omuzdan bele inen kuşaklı kotlar (Bahçıvan tulumu), Çizgili oduncu gömlekler, kapşonlu sweatshirt’ler, bol kesimli pantolonlar bu akımın unutulmayan kıyafetleri olmayı başardı.Milenyum (2000) yılına girildiğinde moda tamamen kabuk değiştirmeye başlamış olup çok farklı moda akımının başlangıcı olmuştur. Salaş kıyafetler, feminen tarz, bol kesim Jeanlar, klasik beyaz renkte gömlekler, takım elbiselerde çift düğme yerine tek düğmeli kesimler yer aldı. Dar paçalı kısa pantolonlar bu akıma damgasını vurdu. Kruvaze ceketler oldukça ilgi çekti. Ismarlama giyim modada yeni alışkanlıkları yarattı. Modada geçmişten bu güne şimdilerde ise moda tüketicilerinin tercih ve alışkanlıklarına aybeay değişerek bitmeyen tasarım ve yaratımlarla yoluna devam ediyor.

modada-gecmisten-bu-gune

Moda da Geçmişten Bu Güne Resimleri

modada-gecmisten-gunumuzemodada-gecmisten-bu-gune-kadar-1modada-gecmisten-bu-gune-kadar-modada-gecmisten-bu-gune-kadar

Bu yazı 1221 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

*

SPONSORLU BAĞLANTILAR